Türkçe, Türk Edebiyatı, Dil ve Anlatım Bilgileri

2 Ocak 2015 Cuma

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Son Dönem Sanatçıları

Cumhuriyet dönemi edebiyatı son dönem sanatçıları içinde birçok isim sayılabilir. Bunların belli başlıcaları aşağıda verilmiştir:

(Bu yazıyı video şeklinde görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.)


Abbas Sayar (1923-1999)

─ Önceleri şiir yazmış, daha sonra roman
türüne yönelmiştir.

─ 1970 yılında yayımlanan “Yılkı Atı”
romanıyla sesini duyurmuştur. Bu romanla
1971 TRT Roman Başarı Ödülünü kazanmıştır.

─ 1972’de “Çelo” romanı ile Türk Dil Kurumu
roman ödülünü, 1974’te “Can Şenliği”
romanıyla Madaralı Roman Ödülü’nü kazanmıştır.

─ Romanlarında ve hikayelerinde Orta
Anadolu insanının hayatını anlatmıştır.

Eserleri : Yılkı Atı, Çelo, Can Şenliði, Dik Bayır,
Tarlabaşı Salkım Saçak, Anılarda Yumak
Yumak, Yorganımı Sıkı Sar.



Abdurrahim Karakoç

─ Halk şiiri geleneğinden yararlanan günümüz
    şairlerindendir.

Eserleri :
Hasan’a Mektuplar, Eli Kulakta, Vur Emri, Suları
Islatamadım, Beşinci Mevsim, Yasaklı Rüyalar,
Gökçekimi


Adalet Ağaoğlu (1929-...)

─ Tiyatro eleştirileri ile tanınan sanatçı,
    1973’ten sonra roman ve öyküye ağırlık vermiştir.
    Eserlerinde toplumun çalkantılı dönemlerini
    ve bu dönemlerin insan üzerindeki etkilerini
    işlemiştir.

─ Doğa, toplum ve zaman ilişkisini ve insanın
    iç dünyasındaki yansımalarını incelemiş,
    kendine özgü bir anlatımla aktarmıştır.

─ İç monolog, geriye dönüş gibi teknikleri
    başarıyla kullanması ve ayrıntıları ele alıþ
    biçimiyle dikkat çekmiştir.

─ İlk romanı olan “Ölmeye Yatmak” romanını
   “Bir Düğün Gecesi” ve “Hayır” adlı romanları
   izlemiştir.

Eserleri :
Roman: Bir Düğün Gecesi, Ölmeye Yatmak,
Fikrimin İnce Gülü, Ruh Üşümesi, Üç Beş Kişi,
Yaz Sonu, Romantik Bir Viyana Yazı, Hayır
Öykü : Hadi Gidelim, Yüksek Gerilim, Sessizliğin
İlk Sesi, Hayatı Savunma Biçimleri
Anı: Göç Temizliği, Gece Hayatım
Oyun: Sınırlarda, Tombala, Evcilik Oyunu,
Duvar Öyküsü, Çatıdaki Çatlak, Çok Uzak-Fazla
Yakın, Kendini Yazan Şarkı, Fikrimin İnce Gülü,
Bir Kahramanın Ölümü, Çıkış, Kozalar


Ali Fuat Başgil (1893-1967)

Üç fakülte ve bir yüksekokul bitirmiş bir
hukukçudur.
Gençlerle Başbaşa” isimli kitabında kendi tecrübelerinden
yola çıkarak gençlere içtenlikle öğütler
vermiştir. Bu eserinde gençlere doğru yolu göstermeye
çalışır.


Ahmet Arif (1927-1991)

─ 1950’den sonra siyasi görüşleri nedeniyle
    tutuklanması yüzünden öğrenimini yarım
    bırakmıştır.

─ 1948-54 arasında Yeryüzü, Beraber,
    Seçilmiş Hikayeler, Yeni Ufuklar, Kaynak gibi
    dergilerde şiirleri yayımlanmıştır.

─1968’de “Hasretinden Prangalar Eskittim”
   adlı şiir kitabı yayımlanmış ve bu kitapla
   geniş bir kitleye ulaşmıştır.

─ Nazım Hikmet’in şiirselliðini Anadolu
    özlemiyle birleştirmiş, lirik bir şiir oluşturmuştur.

─Şiirlerinde kullandığı imgeler, kısa fakat
   etkili dizelerle dikkat çeker.

Eserleri :
Şiir: Hasretinden Prangalar Eskittim


Ahmet Oktay (1933- ....)

─ 1950’li yıllarda Mavi hareketi içinde yer almış
    şairlerdendir.

─1960’lardan sonra toplumcu gerçekçi bir yaklaşıma
   yönelmiş, ikinci Yeni’ye yönelmiştir.

─ İlk şiirlerinde Ahmet Arif etkisi görülür.

─ Destansı bir üslup ve kendine özgü bir söyleyişle
   kendine özgü bir tarz yakalamıştır.

─ “Yol Üstündeki Semender” adlı şiir kitabıyla
     Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü almıştır.


Arif Damar (1925-2010)

─ 1945 yılında Ant dergisinde yayımladığı şiirler
     ile sesini duyurmuştur.

─ 1958 yılında “İstanbul Bulutu” adlı kitabıyla
    Yeditepe Şiir Armağanı’nı Cemal Süreya
    ile birlikte almıştır.

─ İmgelere ağırlık veren bir şiir tarzı vardır.

─ Düşünceleri ve yapıtları yüzünden sık sık
    hapse girmiştir.

Eserleri : Günden Güne, Ölüm Yok ki, İstanbul
Bulutu, Ay Ayakta Değildi, Acı Ertelenirken, Eski
Yağmurları Dinliyordum, Saat Sekizi Geç Vurdu,
Seslerin Ayak Sesleri


Asaf Halet Çelebi (1907-1958)

─ Gençlik yıllarında gazel ve rubailer yazmış
   daha sonra modern bir şiir anlayışını benimsemiştir.

─ 1937’den itibaren Ses, Küllük, Hamle,
    Sokak, Uyanış, Servet-i Fünun gibi
    dergilerde şiirleri yayımlanmıştır.

─ Şiirlerinde modern gelenekçi bir tavrın temsilcisi
    olmuş, bütün şiirlerini “Om Mani
    Padme Hum” adlı kitabında toplamıştır.

Eserleri :
He, Lamelif, Om Mani Padme Hum


Aşık Feymani (1942 - ...)

─ 20.yy halk şiirinin önemli temsilcilerindendir.

─ Şiir ve atışma dalındaki başarısıyla tanınmış
    ve çeşitli ödüller kazanmıştır.

─ 1948’den itibaren Aşıklar Bayramı’na
    katılmıştır.


Aşık Murat Çobanoğlu (1940-...)

─ Kars’ta doğan şair, günümüz halk şiirinin en
    önemli isimlerindendir.

─ 1966 yılından itibaren düzenli olarak katıldığı
    Aşıklar Bayramı’nda ve Anadolu’nun çeşitli
    yerlerinde söylediği türkülerle birçok birincilik
    kazanmış, özellikle atışma alanındaki
    başarısıyla kendini göstermiştir.

─ Türkülü hikâye anlatma geleneğinin başarılı
   örneklerini vermiş sesi ve yeteneğiyle dikkat
   çekmiştir.


Aşık Şeref Taşlıova (1938-...)

─ Kars’ın Çıldır ilçesinin bir köyünde doğmuştur.

─ 1966’dan itibaren Konya Aşıklar Bayramı ve
    birçok etkinliğe katılmış, çeşitli ödüller
    kazanmıştırr.

─ Şiirleri ve yazıları çeşitli dergilerde yayımlanmıştır.


Aşık Veysel Şatıroğlu (1894-1973)

─ Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Sivralan köyünde
    doğan şair, sadece döneminin değil tüm
    dönemler içindeki halk şairlerinin en büyüklerindendir.

─ Asıl adı Veysel Şatıroğlu olan şair, küçükken
    çiçek hastalığı nedeniyle gözlerini kaybetmiştir.
    Babasının oyalansın diye aldığı sazıyla
    tanınmış ve zamanın halk ozanları yanında
    saz çalmayı öğrenmiştir.

─ 1931’de Aşıklar Bayramı’nda sesini duyurmuş,
    halk bilimcisi Ahmet Kutsi Tecer’in
    ilgisini çekmiş ve onun sayesinde tanınmaya
    başlamıştır.

─ Köy enstitülerinde saz öğretmeni olarak
    görev yapan Aşık Veysel, doğa ve insan
    sevgisi, Atatürk sevgisi gibi konuları yalın bir
   dille işlemiştir.

Eserleri :
Şiirleri: Deyişler, Sazımdan Sesler ve Dostlar
Beni Hatırlasın adlı eserlerde bir araya getirilmiştir


Ataol Behramoğlu (1942-...)

─ İlk şiiri 1960 yılında Varlık dergisinde yayımlanmıştır.

─ Toplumcu bir şiir anlayışıyla örnekler vermiş,
    Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek gibi çeşitli
    dergilerde şiirleri yayımlanmıştır.

─ Yeni Gerçek adlı dergiyi, İsmet Özel ile birlikte
    Halkın Dostları dergisini çıkarmış, edebiyatın
    gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Eserleri :
Şiir: Bir Gün Mutlaka, Bebeklerin Ulusu Yok, Bir
Ermeni General, Eski Nisan, Kuşatmada,
Kızıma Mektuplar, Sevgilimsin, Beyaz İpek Gibi
Yağdı Kar, Aşk İki Kişiliktir, Okyanusla İlk
Karşılaşma, Hayata Uzun Veda, Yaşadıklarımdan
Öğrendiğim Bir Şey Var.
Anı: Aziz Nesinli Fotoğraflar
Gezi: Başka Gökler Altında
Mektup: Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire
Mektuplar
Antoloji: Büyük Türk Şiiri Antolojisi, Dünya Şiiri
Antolojisi
Düz yazı: Yaşayan Bir Şiir, Şiirin Dili-Ana Dili,
Mekanik Göz Yaşları


Bahaeddin Özkişi (1928-1975)

─ Hikâye ve roman yazarıdır.

─ Edebiyata hikâye yazarak başlamıştır.

─ Açık, yalın bir dille hikâyeler yazmıştır.

─ “Sokakta” adlı romanıyla 1975 Peyami Sefa
     Roman Yarışması’nda başarı ödülü almıştır.

─ Tarihi konuları işlediği romanları da vardır.

Eserleri :
Hikâye: Bir Çınar Vardı, Göç Zamanı
Roman: Sokakta, Köse Kadı, Uçtaki Adam


Behçet Kemal Çağlar (1908 – 1969)

─ Halk şiiri tarzıyla şiirler yazmış, şiirlerinde
    yurt sevgisi Atatürk gibi konuları işlemiştir.

─ Şiirleri Hayat, Varlık, Türk Dili gibi çeşitli
    dergilerde yayımlanmıştır.

─ Onuncu Yıl Marşı’nı yazan kişidir.

─ Atatürk’ün Sövlev’ini günümüz diline
    uyarlamıştır.

Eserleri
Şiir: Erciyes’ten Kopan Çığ, Burada Bir Kalp
Çarpıyor, Benden İçeri
Oyun: Çoban, Atilla, Deniz Abdal
Diğer eserleri: Dolmabahçe’den Anıtkabir’e
Kadar, Hür Mavilikte Gezi, Kur’an-ı Kerim’den
İlhamlar, Atatürk’ün Denizinden Damlalar


Bekir Sıtkı Erdoğan (1926 - ...)

Halk şiiri geleneğinden yararlanarak duygulu,
ahenkli şiirler yazmıştır. Şiirlerinde milli ve manevi
değerleri yansıtan sanatçının, aruz ölçüsü ile yazdığı
şiirler de vardır.

Eserleri
Şiir: Bir Yağmur Başladş, Dostlar Başına,
Kışlada Bahar, Binbirinci Gece


Bilge Karasu (1930-1995)

─ Postmodern romancılığın önemli temsilcileri
    arasındadır.

─ Yalnızlık, korku, ölüm, sevgi gibi kavramlara
    yer vermiş, insanın günlük yaşamdaki sorunlarını
    dile getirmiştir.

─ Öykü roman ve deneme türünde eser vermiş,
    felsefeyle ilgilenmiştir.

─ Yapıtlarında sade bir Türkçeyi baþarýyla kullanmýþtýr.

Eserleri :
Öykü: Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı,
Göçmüş Kediler Bahçesi, Kısmet Büfesi,
Troya’da Ölüm Vardı
Roman: Gece, Kılavuz
Deneme: Ne Kitapsız Ne Kedisiz, Narla İncire
Gazel, Altı Ay Bir Güz


Cahit Atay (1925-...)

─ Günümüz tiyatro yazarlarındandır.

─ Oyunlarında köy sorunları, köy ve kasabalardaki
hayat, köy kadınlarının sorunları gibi
konuları ele almıştır.

Eserleri :
Oyun: Pervaneler, Pusuda, Sahildeki Kanepe,
Hamdi ve Hamdi, Karaların Memetleri, Sultan
Gelin, Kırlangıçlar, Ana Hanım - Kız Hanım,
Evlenemeyenler, İnsanlık Ölmedi ya...


Cahit Zarifoğlu (1940-1987)

─ Edebiyata lise yıllarında yazdığı şiir ve
    hikâyelerle başlamıştır.

─ Şiir, roman, günlük, deneme gibi türlerde
    eser vermiştir.

─ Çocuklar için yazdığı hikayelerle Türkiye
   Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü
   (1984) almıştır.

─ Eserlerinde içe dönük kişiliğinin etkileri
    görülmektedir.

─ İslam, aşk, kadın gibi konuları soyut bir
    anlayışla  ele almıştır.

Eserleri :
Şiir: İşaret Çocukları, Korku ve Yakarış,
Menziller, Yedi Güzel Adam
Roman: Savaş Ritmleri
Tiyatro: Sütçü İmam
Deneme: Bir Değirmendir Bu Dünya, Zengin
Hayaller Peşinde
Günlük: Yaşamak


Ceyhun Atuf Kansu (1919-1978)

─ İstanbul’da doğmuş, ilk şiirleri lise yıllarında
    okul dergisinde yayımlanmıştır.

─ “Bir Çocuk Bahçesinde”, “Bağbozumu
    Sofrası” adlı ilk şiir kitaplarını İstanbul Üniversitesi
    Tıp Fakültesinde okurken yayımlamıştır.

─ Önceleri halk şiiri geleneğinden yararlanmış,
   daha sonra toplumcu bir anlayışla halkın
   sorunlarını, anılarını ve sevinçlerini dile getirmiştir.

─ “Sakarya Meydan Savaşı” ile 1970 Behçet
    Kemal Çağlar Ödülü’nü almıştır.

─ Makale, deneme ve öykü türünde yazdığı
    yazıları çeşitli dergilerde yayımlanmıştır.

Eserleri :
Şiir: Bağbozumu Sofrası, Bağımsızlık Gülü,
Sakarya Meydan Savaşı; Buğday, Kadın Gül ve
Gökyüzü
Düz yazı: Köy Öğretmenine Mektuplar, Atatürk
ve Kurtuluş Savaşı, Halk Önderi Atatürk


Coşkun Ertepınar (1914-2005)

─ Memleket Sevgisi, barış, kardeşlik, dostluk
    gibi konuları şiirlerinde işlemiştir.

─ Ölçülü ve uyaklı şiirler yazmış, kendine özgü
    bir tarz oluşturmuştur.

Eserleri :
Şiir: Dönülmez Zaman İçin, Kaderden Yana,
Mevsimlerin Ötesinden, Şu Dağlar Bizim Dağlar,
Güzel Dünya


Dursun Akçam (1930-2003)

─ Öykü ve roman türünde eser vermiştir.

─ Kırsal alanla ilgili gözlemlerini mizahi bir dille
anlatmıştır.

─ Varlık, Yeni Ufuklar, Dünya, Türk Dili, Forum;
Milliyet Sanat gibi gazete ve dergilerde
yazıları yayımlanmıştır.

─Kanlı Derenin Kurtları adlı romanıyla 1976 TDK.
roman ödülünü almıştır.

Eserleri :
Öykü: Ölü Ekmeği, Taş Çorbası, Köyden İndim
Şehire, Maral, Kafkas Kız
Roman: Kanlı Derenin Kurtları


Eflatun Cem Güney (1896-1981)

Birçok Türk masalını ve halk hikayesini derlemiş
ve günümüz Türk edebiyatına kazandırmıştır. “Dede
Korkut Kitabı” adlı kitabıyla ödül alan sanatçının
kendi yazdığı masalları da vardır.

Eserleri :
Halk Şiiri Antolojisi, Dertli Kaval, En Güzel Türk
Masalları, Bir Varmış Bir Yokmuş, Halk Türküleri,
Gökten Üç Elma Düştü, Az Gittim Uz Gittim,
Dede Korkut Masalları, Evvel Zaman İçinde,
Nasrettin Hoca Fıkraları, Folklor ve Eğitim,
Folklor ve Halk Edebiyatı


Elif Şafak (1971 – ...)

─1994’te ilk hikaye kitabı “Kem Gözlere Anadolu”
   yayımlanmış, bu kitabı 1998’de Mevlana Büyük
   Ödülü’nü aldığı “Pinhan” izlemiştir.

─“Araf”, “Aşk” gibi
   romanlarıyla geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan
   sanatçının çeşitli gazete ve dergilerde yazıları
   yayımlanmaya devam etmektedir.

Eserleri
Roman: Araf, Siyah Süt, Pinhan , Aşk, Bit Palas


Enver Gökçe (1920-1981)

─ Toplumcu şiirler yazan şairlerimizdendir.

─ Sosyalist bir görüşü benimsemiştir.

─ Şiirlerinde halk söyleyişinden yararlanmıştır.

Eserleri :
Şiir: Dost Dost İlle Kavga, Panzerler Üstümüze
Kalkarlar, Eğin Türküleri


Erdal Öz (1935-2006)

Eserlerinde toplumun kişilerin iç dünyasına etkisini
yansıtmış, baskı gören bireyin yalnızlığını,
direncini, umudunu işlemiştir.

Eserleri :
Anı: Gülünün Solduğu Akşam, Defterimde Kuş
Sesleri
Roman: Odalarda, Yaralısın
Öykü: Yorgunlar, Kanayan, Havada Kar Sesi
Var, Cam Kırıkları
Gezi: Allı Turnam


Ercüment Behzat Lav (1903-1984)

─ İstanbul’da doğmuştur.

─ Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde serbest
   ölçüyü ilk uygulayanlardan biridir. Ölçülü,
   uyaklı şiire karşı çıkmıştır.

─ Şiirlerinde toplumsal konuları ve ülke sorunlarını
   işlemiştir.

─ Dadaizm, fütürizm, kübizm akımlarından etkilenmiştir.

Eserleri
Şiir: S.O.S., Açıl Kilidim Açıl, Kaos, Üç Anadolu


Erdem Beyazıt (1939-2008)

─ Tok, kavgacı, destana yakın bir üslubu
    vardır. İslami hava bütün şiirlerine
    yayılmıştır.

─ Kendi değerlerine yabancılaşan bir nesli
    anlatmıştır.

Eserleri: Sebeb Ey İlk, Risaleler, İpek Yolundan
Afganistan’a


Faik Baysal (1922-2002)

─ Öykü, roman ve şiir yazarıdır.

─ Eserlerinde İstanbul’un kenar mahallelerinden
    ve çocukluğunu geçirdiği
    Adapazarı ve çevresindeki köy ve kasabalardan
    almıştır. Sefalet ve serseriliklere kaymış
    insanların dramını inceler.

─ Sarduvan romanıyla Orhan Kemal Roman
   Armağanı,

─ Sancı Meydanı -Sait Faik Hikâye Armağanı’nı
   kazanır.

Eserleri :
Roman: Sarduvan, Rezil Dünya, Drina’da Son
Gün, Ateşi Yakanlar, Voli
Hikâye: Perşembe Adası, Sancı Meydanı, Nuni
Militan, Tota, Güller Kanıyordu, Terlikler, Ilgaz
Teyze Öldü
Şiir: İlk Defa, Uyy!, Beyaz Şiirler


Ferit Edgü (1936-...)

─ Türk edebiyatının modern temsilcilerindendir.

─ Roman, öykü, şiir gibi birçok türde eser vermiştir.

─ Eserlerinde insanın iç dünyasını ele almış ve
   çevresiyle uyum sağlayamayan bireyin
   sorunlarına değinmiştir.

─ Eserleri birçok dile çevrilmiştir.

Eserleri :
Roman: Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, Kimse,
O/Hakkari’de Bir Mevsim
Öykü: Av, Bir Gemide, Çığlık, Do Sesi
Deneme: İnsanlık Halleri, Seyir Sözcükleri
Şiir: Ak Min-el Aşk, Dağ Şiirleri


Gülten Akın

─ Şiirleri birçok dile çevrilen bir yazardır.

─ Şiirlerinde aşk, ayrılık gibi konuları, toplumsal
    sorunları yansıtmıştır.

Eserleri : Kırmızı Karanfil, Maraş’ın ve Ökkeş’in
Destanı, Rüzgar Saati, Sevda Kalıcıdır, Ağıtlar
ve Türküler.


Güngör Dilmen (1930-...)

─ Günümüz tiyatro yazarlarındandır.

─ 1959’da Sinema Tiyatro dergisinin açtığı
    yarışmada tek perdelik “Midas’ın Kulakları”
    oyunu ile birincilik ödülü kazanmıştır.

─ Oyunlarında mitolojiye ve tarihe yer vermiştir.

─ Çeşitli ülkelerde tiyatro çalışmaları yapmıştır.

Eserleri : Ben Anadolu, Canlı Maymun
Lokantası, Deli Dumrul, Midas’ın Kulakları,
Kurban, Bağdat Hatun.


Füruzan (1935-...)

─ Modern Türk öykücülerindendir.

─ “Parasız Yatılı” isimli ilk öykü kitabı 1972
     Sait Faik Hikaye Armağanı’nı almıştır.

─ Eserlerinde kadınların, göçmenlerin sorunlarına
    eğilmiştir.

Eserleri :
Öykü: Parasız Yatılı, Benim Sinemalarım,
Gecenin Öteki Yüzü, Gül Mevsimidir, Kuşatma.
Roman: 47’liler, Berlin’in Nar Çiçeği
Şiir: Lodoslar Kenti


Halide Nusret Zorlutuna (1901–1984)

─ Milli edebiyat akımının etkisinde kalmış,
    hece ölçüsü veya serbest ölçü ile yazdığı
    şiirlerinde sade bir dil kullanmıştır.

─ Roman ve öykü türünde de eser vermiştir.

─ Eserlerinde kadın psikolojisini, yurt sevgisini
    ve tarih bilincini işlemiştir.

Eserleri
Şiir: Yayla Türküsü, Geceden Taşan Dertler,
Yurdumun Dört Bucağı, Ellerim Bomboş
Roman: Küller, Sisli Geceler, Gülün Babası
Kim?, Aydınlık Kapı, Aşk ve Zafer, Büyükanne
(otobiyografik roman)
Öykü: Beyaz Selvi


Hasan İzzettin Dinamo (1909 – 1989)

─İlk dönem şiirlerinde Yusuf Ziya, Faruk Nafiz gibi
   şairlerin etkileri görülen yazar, Nazım Hikmet’in şiirleriyle
   tanışınca toplumsal anlayışa yönelmiş, serbest
   ölçüyle bu anlayış doğrultusunda şiirler yazmıştır.

─Şiirlerini çeşitli dergilerde yayımlayan sanatçı, bir
  dönem hapse girmiş, bu dönemde “Deniz Feneri”,
  “Kutsal İsyan” gibi eserler vermiştir.

─Roman, anı gibi türlerde de eser veren sanatçı
  “Kutsal Barış” adlı romanıyla 1977 Orhan Kemal
  Roman Armağanı’nı almıştır.

Eserleri
Şiir: Adsız Kitap, Deniz Feneri, Özgürlük
Türküsü, Sürgün Şiirleri, Nazım’dan Meltemler,
Maphushanemden Şiirler
Roman: Kutsal İsyan, Savaş ve Açlar, Ateş
Yılları, Kutsal Barış
Anı: 6-7 Eylül Kasırgası, Edebiyat Anıları


Haydar Ergülen (1956-...)

─ 1980 sonrası Türk şiirinin önemli temsilcilerindendir.
    Şiirleri çeşitli dergilerde yayımlanmıştır.

─ İmgelere yer vermiş, kendine özgü bir söyleyiş
    oluşturmuştur.

─ Ölüm, yalnızlık, insan dünya ilişkisi gibi
    temaları işlemiştir.

Eserleri: Karşılığını Bulamamış Sorular, Sokak
Prensesi, Sırat Şiirleri, Eskiden Terzi, Üzgün
Kediler Gazeli, Ölüm Bir Skandal, Nar, Karton
Valiz


Hilmi Yavuz (1936-...)

─ İlk şiirlerini İkinci Yeni etkisinde yazmıştır.

─ Daha sonra İslam mistisizmi ve tasavvuftan
   etkilenerek yazdığı şiirlerinde gelenekçi ve
   çağdaş bir anlayış birleştirmiş, kendine özgü
   bir şiir oluşturmuştur.

Eserleri :
Şiir: Akşam Şiirleri, Ayna Şiirleri, Gülün Ustası
Yoktur, Yaz Şiirleri, Yolculuk Şiirleri
Düz yazı: Felsefe ve Ulusal Kültür, İstanbul
Yazıları, Geçmiş Yaz Defterleri


Hüseyin Atlansoy (1962-...)

─ 1980 kuşağının önemli şairlerindendir.

─ Sosyoloji öğrenimi görmüştür.

─ Yazdığı şiirler Diriliş, Yönelişler, Yedi İklim,
   Kayıtlar, İpek Dili, Dergah, Hece dergilerinde
   yayımlanmıştır.

─ Dili başarıyla kullanmıştır. Şiirlerinde İkinci
   Yeni Şiirinin etkileri görülür. İmge ve
   çağrışımlara yer vermiştir.

─ 1990 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Ödülünü
    almıştır.

Eserleri : İntihar İlacı, Balkon Çıkmazında
Efendilik Tarihi, Şehir Konuşmaları, İlk Sözler,
Kaçak Yolcu, Karşılama Töreni.


İlhan Berk (1916-2008) 

─ İlk şiirlerini 1935’te Uyanış dergisinde yayımlamıştır.

─ Çeşitli dergilerde yazıları yayımlanmış; şiir,
    deneme, günlük, antoloji gibi türlerde eser
    vermiştir.

─ Zamanla II. Yeni şiir anlayışını benimsemiştir.

Eserleri :
Şiir: İstanbul, Galile Denizi, Güneşi Yakanların
Selamı, Atlas, Otağ, Aşıkane, Kül, Güzel Irmak,
Akşama Doğru, Günaydın Yeryüzü, Köroğlu,
Türkiye Şarkısı, Aşk Tahtı
Deneme-günlük-otobiyografi: Uzun Bir Adam,
Kanatlı At, Şifalı Otlar Kitabı, Poetika, Kült Kitabı
Antoloji: Aşk Elçisi, Dünya Edebiyatından Aşk
Şiirleri


İnci Aral (1944-...)

─ Günümüz roman ve öykü yazarlarındandır.

─ Eserlerinde kadın-erkek arasındaki uyuşmazlıkları,
sevgiyi, kadın kimliğini ele almıştır.

Eserleri: Ölü Erkek Kuşlar, Yeni Yalan
Zamanlar, Mor, Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm, Safran
Sarı.


İsmail Habib Sevük (1892-1954)

─ Edebiyat tarihi alanında yaptığı çalışmalarla
    tanınmıştır.

─ Gezi yazısı, anı türünde de örnekler vermiştir.

─ “Avrupa Edebiyatı ve Biz” adlı eserinde Türk
     edebiyatı ile Batı edebiyatı yazarlarını
     karşılaştırmıştır.

Eserleri :
Anı: O Zamanlar
Gezi: Tuna’dan Batı’ya, Yurttan Yazılar
Diğer: Türk Teceddüd Edebiyatı Tarihi, Edebi
Yenilgimiz, Avrupa Edebiyatı ve Biz, Edebiyat
Bilgileri


İsmet Özel (1944-...)

─ Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları
    dergisini çıkarmıştır.

─ Önceleri sosyalist görüşe yakınken daha
    sonra İslamcı bir anlayışı benimsemiştir.

Eserleri : Bir Yusuf Masalı, Celladıma Gülümserken,
Geceleyin Bir Koşu.


Kemal Bilbaşar (1910-1983)

─ Çeşitli dergilerde öyküleri yayımlanmıştır.

─ “Cemo” isimli romanı ile 1967 TDK Roman
     Ödülünü almıştır.

Eserleri: Anadolu’dan Hikayeler, Cemo, Ay
Tutulduğu Gece, Denizin Çağrışı


Kemal Özer (1935-2009)

─ Önceleri İkinci Yeni içinde yer almış sonra
    toplumcu gerçekçiliğe yönelmiştir.

─ Şiirlerinde yurt ve dünyada politik güncel
    olayları konu almıştır.

Eserleri : Gül Yordamı, Ölü Bir Yaz, Kavganın
Yüreği, Tutsak Kan.


Latife Tekin (1957-...)

Roman yazarlarındandır. İlk romanı “Sevgili
Arsız Ölüm” 1983’te yayımlanmıştır. Romanlarında
Anadolu insanlarını ve köy yaşamını kendine özgü
üslubuyla anlatmıştır.

Eserleri :
Roman: Sevgili Arsız Ölüm, Gece Dersleri,
Buzdan Kılıçlar, Aşk İşaretleri, Ormanda Ölüm
Yokmuş, Unutma Bahçesi
Anı: Gümüşlük Akademisi
Senaryo: Bir Yudum Sevgi


Mehmet Başaran (1926-...)

─ 1960’lı yıllarda güçlenen köy edebiyatının
    önemli temsilcilerindendir.

─ Şiirlerinde toplumcu düşünce etkileri görülür
    Umut ve direnme temalarını işlemiştir.

Eserleri :
Şiir: Ahlat Ağacı, Göl Ekin, Karşılama, Nisan
Haritası, Kocakent, Pıtraklı Memleket, Meşe
Seli.
Roman: Mehmetçik Mehmet


Musahipzade Celal (1868-1959)

─ Tiyatro yazarlarındandır.

─ Oyunlarında toplumsal eleştiriler yapmış ve
    çeşitli dönemlerin sosyal hayatını yansıtmıştır.

Eserleri: Köprülüler, İstanbul Efendisi, Lale
Devri.


Murathan Mungan (1955-...)

─ 1980 kuşağının en çok sevilen şairlerindendir.

─ Şiir, öykü, deneme, tiyatro gibi birçok farklı
    türde eser vermiştir.

─ Sahtiyan adlı şiiri ile 1981’de Gösteri dergisi
    Şiir Yarışmasında birincilik ödülü almıştır.

Eserleri : Mahmut ile Yezida, Yaz Geçer, Kum
Saati, Son İstanbul, Üç Aynalı Kırk Oda,
Sahtiyan, Metal.


Muzaffer İzgü (1933-...)

─ Edebiyata çeşitli dergilerde yayımladığı
    yazılarla başlamıştır.

─ Röportaj, öykü ve tiyatro türünde eser vermiştir.

─ Eserlerinde mizah unsurlarını kullanarak
    toplumsal eleştiriler yapmıştır.

Eserleri: Gecekondu, Ekmek Parası, Zıkkımın
Kökü


Nahit Sırrı Örik (1895-1960)

─Milli Eğitim Bakanlığında çevirmen olarak
   çalışmış, 1933 yılında Yaşar Nabi ile Varlık dergisini
   çıkarmıştır.

─Anadolu’da gezip gördüğü yerleri yazılarında
   anlatmıştır.

─Eserlerinde siyasi güçler ve elde etme çabaları,
   hırsları gibi konulara özellikle değinmiş, tarihten bahsetmiştir.

Eserleri :
Hikâye: Kırmızı ve Siyah, Eve Düşen Yıldırım,
Sanatkârlar, Eski Resimler
Roman: Kıskanmak, Sultan Hamit Düşerken
Gezi: Anadolu, Bir Edirne Seyahatnamesi,
Kayseri-Kırşehir-Kastamonu
Oyun: Sönmeyen Ateş, Muharrir, Alınyazısı
İnceleme: Edebiyat ve Sanat Bahisleri, Tarihi
Çehreler Etrafında


Naki Tezel (1915-1980)

─Folklor konusunda yaptığı araştırmalarla tanınmıştır.
   Türk masallarını derlemiş, birçok Türk
   masalının kültürümüze kazandırmasını sağlamıştır.

─Varlık, Yeni Türk, Hisar gibi çeşitli dergilerde yazıları
   yayımlanmıştır.

Eserleri :
Derleme - İnceleme: Türk Masalları, Keloğlan,
Masalları, Köroğlu Masalı, Peri Kızı, Konuşan
Kaval, Fatma Nine, Limon Kız, Altın Bülbül


Nazlı Eray (1945-...)

─Ankara’da doğdu. İstanbul Arnavutköy Kız Koleji
   ve İÜ Hukuk Fakültesi’nde okuduktan sonra Turizm
   ve Tanıtma Bakanlığında tercüman olarak çalışmaya
   başladı.

─Edebiyata ortaokuldayken yazdığı Mösyö Hristo
   ile adım attı. Varlık, Türk Dili, Oluşum, Yazko
   Edebiyat gibi dergilerde öyküleri yayımlandı. 1975’te
   ilk kitabı Ah Bayım Ah çıktı. Öykü, oyun ve romanları
   çeşitli dillere çevrildi.

─Yoldan Geçen Öyküler’deki “Karanfil Gece
   Kursu” öyküsüyle 1988 Haldun Taner öykü ödülü’nü,
   2001’de yayımlanan Aşkı Giyinen Adam romanıyla
   2002 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazandı.

─Üslubu ve kullandığı tekniklerle Türk roman ve
   öykü geleneği içinde farklı bir yeri vardır.

Eserleri :
Aşkı Giyinen Adam, Deniz Kenarında Pazartesi,
Düş İşleri Bülteni, Yıldızlar Mektup Yazar, Uyku
İstasyonu, Ah Bayım Ah, Sis Kelebekleri,
İmparator Çay Bahçesi, Ayışığı Sofrası,
Beyoğlunda Gezersin, Ekmek Arası Rüya, Ay
Falcısı, Yoldan Geçen Öyküler, Elyazması
Rüyalar


Necmettin Halil Onan (1902-1968)

─ Hece ölçüsüyle coşkun ulusal duyguları
   işleyen şiirler yazmış, bu şiirleriyle tanınmıştır.

─ Çanakkale Savaşı’nı işlediği “Dur Yolcu”
   adlı şiiri önemlidir.

─ Dil ve edebiyat alanında da çalışmalar yapmıştır.


Nezihe Meriç (1925-2009)

─ Modern roman ve öykü yazarlarındandır.

─ Eserleri yurt dışında çeşitli antolojilerde yer
    almıştır.
─ Kadın sorunları, kadının iç dünyası gibi
    konulara yer vermiştir.

Eserleri :
Öykü: Bir Kara Derin Kuyu, Bozbulanık,
Dumanaltı
Roman: Korsan Çıkmazı, Ahmet Adında Bir
Çocuk,
Oyun: Çın Sabahta, Sular Aydınlanıyordu.
Anı: Çavlanın İçinde Sessizce


Nihat Behram (1946-...)

─ İlk şiirlerini İkinci Yeni akımı etkisinde
    yazmıştır.

─ Eserlerinde yaşama duyarlı bir tavır ve acılı
    bir lirizm görülür.

─ Doğa betimlemelerindeki titizliği dikkat
    çeker.

Eserleri :
Şiir: Hayatımız Üstüne Şiirler, Fırtınayla Borayla
Denenmiş Arkadaşlıklar, Dövüşe Dövüşe
Yürünecek, Hayatı Tutuşturan Acılar.


Nihat Sami Banarlı (1907-1974)

Türk edebiyat tarihi alanında yaptığı çalışmalarla
tanınmış ve Türk dili konusundaki düşüncelerini
anlatmıştır.

Eserleri :
İnceleme-Araştırma: Resimli Türk Edebiyatı
Tarihi, Türkçenin Sırları, Şiir ve Edebiyat
Sohbetleri, Bir Dağdan Bir Dağa, Tarih ve
Tasavvuf Sohbetleri, Kültür Köprüsü
Roman: Bir Güzelliğin Romanı
Oyun: Kızılçağlayan, Bir Yuvanın Şarkısı


Orhan Şaik Gökyay (1902-1994)

─ Önceleri aşık tarzına uygun, çoğunlukla
    ulusal konuları işleyen lirik şiirler yazmıştır.
    1940’lardan sonra edebiyat tarihi, folklor ve
    halk edebiyatı araştırmalarına yönelir. Daha
    çok inceleme ve araştırmalarıyla tanınan
    sanatçı özellikle Dede Korkut Kitabı
    üzerindeki özenli çalışmalarıyla tanınmıştır.

─ Çoğu milli konularda yazılmış epik şiirleriyle
    tanınmıştır. Özellikle "Bu Vatan Kimin?" şiiri
    okul kitaplarının klasikleri arasına girmiştir.
    Arınmış, duru, pürüzsüz bir dili vardır.


Ömer Bedrettin Uşaklı (1904 – 1946)

─ Hece ölçüsüyle şiirler yazmış, Anadolu’yu,
    ülke gerçeklerini şiirlerinde yansıtmıştır.

─ Anadolu, doğa güzellikleri, gurbet, özlem gibi
    temaları işlemiştir.

Eserleri
Şiir: Deniz Sarhoşları, Sarıkız Mermerleri, Yayla
Dumanı


Özdemir Asaf (1923-1981)

─ Günümüz şairlerindendir.

─ Şiirlerinde sevgi, ayrılık, ölüm gibi temaları
kullanmış, özgün bir dil oluşturmuştur.

─ Geleneksel söyleyişle Batı şiirini kaynaştırarak
etkili bir anlatıma ulaşmıştır.

─ İnsanların birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini
ele almıştır.

Eserleri :
Şiir: Dokuza Kadar On, Dünya Kaçtı Gözüme, Sen Sen
Sen, Bir Kapı Önünde, Nasılsın, Yuvarlağın
Köşeleri


Mehmet Kaplan (1915 – 1986)

Türk edebiyatı ile ilgili araştırma ve incelemelerin
yanında, deneme ve eleştiri yazılarıyla tanınmıştır.
“Şiir Tahlilleri” adlı kitabıyla edebiyat tarihimize
metin analizi yöntemini getirmiştir.

Eserleri:
Nesillerin Ruhu, Büyük Türkiye Rüyası, Kültür
ve Dil, Türk Milletinin Kültür Değerleri, Edebiyatımızn
İçinden, Tanpınar’ın Şiir Dünyası, Şiir Tahlilleri,
Hikaye Tahlilleri, Tevfik Fikret ve Şiirleri, Türk
Edebiyatı Üzerine Araştırmalar


Muhsin Ertuğrul (1892-1979)

─ İlk tiyatro yazıları Şehbal dergisinde yayımlanmıştır.

─ Batı dillerinden adapte ettiği birçok oyun
    vardır.

Eserleri :
Oyunlar: İhtilal, Yasin Efendi, Cehennem,
Renkli Fener.


Mustafa Kutlu (1947-...)

─ Günümüz hikaye yazarlarındandır.

─ Kendine özgü üslubuyla dikkat çekmiş, yeni
    bir tarz oluşturmuştur. Hikâyelerinde insanın
    derinliğine yönelmiştir, içten bir anlatımı
    vardır.

─ Anadolu insanının dünyası, toplumsal ve
    kültürel sorunlar, kentleşme, kasabalarda
    yaşanan aşklar işlediği konulardandır. Güçlü
    çevre betimlemeleri yapmıştır. Bu yolla
    kahramanın ruh halini yansıtır.

─Yazdığı yazılar ve hikâyeler Hareket,
   Düşünce, Hisar, Türk Edebiyatı, Yönelişler
   gibi dergilerde yayımlanmıştır.

─ Yoksulluk İçimizde ve Ya Tahammül Ya Sefer
    adlı kitapları ile Türkiye Yazarlar Birliği
    tarafından “Yılın Hikâyecisi” seçilmiştir.

Eserleri :
Hikâye: Ortadaki Adam, Gönül İşi, Yokuşa Akan
Sular, Yoksulluk İçimizde, Ya Tahammül Ya
Sefer, Bu Böyledir, Su, Uzun Hikâye, Hüzün ve
Tesadüf, Rüzgârlı Pazar, Yıldız Tozu, Tufandan
Önce
Deneme: Arka Kapak Yazıları, Şehir Mektupları,
Akasya ve Mandolin, Yoksulluk Kitabı
İnceleme: Sait Faik’in Hikâye Dünyası,
Sabahattin Ali


Oktay Akbal (1923-...)

─ Roman, öykü, deneme gibi türlerde eser vermiştir.

─ Öykü yazmaya öğrencilik yıllarında başlamış,
yazdığı yazılar çeşitli gazete ve dergilerde
yayımlanmıştır.

─ “Önce Ekmekler Bozuldu” yayımladığı ilk
hikâye kitabıdır.

─ Hikayelerinde çocukluk anılarına, yaşadıklarına
ve izlenimlerine dayalı konuları işlemiştir.
Ele aldığı kişileri iç diyaloglarla tanıtır.

Eserleri :
Roman: Suçmuz İnsan Olmak, Garipler Sokağı,
İnsan Bir Ormandır, Düş Ekmeği, Yeşil Ev
Deneme: Geçmişin Kuşları, Temmuz Serçesi,
Ölümsüz Oyun, Konumuz Edebiyat
Hikâye: Önce Ekmekler Bozuldu, Akşam
Kuşları, Aşksız İnsanlar, Bayraklı Kapı, Berber
Aynası, İstinye Suları, Bizans Definesi, Bulutun
Rengi, Yalnızlık Bana Yasak, Hey Vapurlar
Trenler, Lunapark
Anı: Şair Dostlarım, Anı Değil Yaşam, Anılarda
Görmek, Cüce Şair Sokağı Nerde, Kırmızı
Tenteli Tramvay, Babıali’de 50 Yıl
Çocuk Kitabı: Dondurmalı Sinema, Yeşil Ev
Tarih: Atatürk Bir Gün Gelecek
Gezi: Hiroşimalar Olmasın


Orhan Hançerlioğlu (1916 – 1991)

─Edebiyata şiirle başlamış, daha sonra roman ve
   hikâye türünde eser vermiştir.

 ─Romanlarında kırsal kesimin sorunları, kent yaşamı ve kişilerin psikolojik
    açmazlarına yer vermiştir. En dikkat çekici yönü,
    romanlarında yeni biçim denemelerine girişmesidir.

─“Ali” adlı romanıyla TDK roman ödülünü kazanmıştır.

─Felsefe ve ekonomi konularıyla da ilgilenmiş;
   felsefe, ekonomi, ticaret gibi konularda eserler de
   yazmıştır.

Eserleri:
Roman: Karanlık Dünya, Büyük Balıklar, Oyun,
Ekilmemiş Topraklar, Ali, Kutu Kutu İçinde,
Yedinci Gün, Bordamıza Vuran Deniz
Hikâye: İnsansız Şehir
İnceleme: Başlangıcından Bugüne Kadar
Özgürlük Düşüncesi, Felsefe Sözlüğü, Ekonomi
Sözlüğü, Ticaret Sözlüğü, Ruh Bilim Sözlüğü
Şiir: Kıvılcım


Ömer Faruk Toprak (1920-1979)

─ Roman, öykü, anı türlerinde eserler vermiştir.

─ İlk şiiri 1938’de yayımlanmıştır.

─ Önceleri, ölçülü, uyaklı şiirler yazmış, daha
sonra toplumsal gerçekçi şiire yönelmiştir.

Eserleri : Dağda Ateş Yakanlar, İnsanlar, Susan
Anadolu, Tuz ve Ekmek, Karşı Pencere.


Rasim Özdenören (1940-...)

─ Anadolu’yu yakından tanıyıp gözlemlemiş ve
    anlatmıştır. Başarılı tasvirleriyle ayrıntıları
    yansıtabilmiştir.

─ Eserlerinde İslami ögelere yer vermiştir.

─ Sezai Karakoç’un edebi kişiliği üzerinde
    büyük etkisi olmuştur.

─ Dili ustalıkla kullanan yazarlardandır.

Eserleri : Acemi Yolcu, Ansızın Yola Çıkmak,
Ben Hayat ve Ölüm, Eşikte Duran İnsan, İmkansız
Öyküler, İpin Ucu, Yeniden İnanmak, Denize
Açılan Kapı


Refik Durbaş (1944-...)

─ Şiir, deneme, röportaj gibi değişik türlerde
   eser veren yazarlardandır.

─ Şiir yaşamının ilk yıllarında İkinci Yeni
   akımından etkilenmiş, daha sonra toplumculuğa
   yönelmiştir.

─ Özgün bir dille günlük yaşam konularını
    işlemiştir. Gurbet temalı şiirleriyle ilgi görmüştür.

─ Konuşma dili içinde yer yer eski sözcükleri
   kullanmıştır.

Eserleri :
Şiir: Adresi Uçurum, Bir Umuttan Bir Sevinçten,
Çaylar Şirketten, Çırak Aranıyor, Düşler Şairi
Röportaj: Ahmet Arif Anlatıyor: Kalbim Dinamit
Kuyusu
Deneme: Yazılmaz Bir İstanbul, İki Sevda
Arasında Karasevda, Yasemin ve Martı
Antoloji: Türk Yazınında Cezaevi Şiirleri,
Öykülerle İstanbul
İnceleme: Şair Cezaevi Kapısında, Galata
Köprüsü.


Ruşen Eşref Ünaydın (1892-1959)

─ Servet-i Fünun, Türk Yurdu, Dergâh gibi
   dergilerde ünlü edebiyatçılarla yaptığı
   söyleşilerle tanınmıştır.

─ Röportaj, anı, deneme gibi türlerde eser vermiştir.

─ “Hatıralar” adlı kitabı Atatürk’ü anlattığı anı
     türünde bir eserdir.

─ “Diyorlar ki” adlı eserinde ünlü edebiyatçılarla
     yaptığı röportajlarını toplamıştır. (1918)

Eserleri :
Röportaj: Diyorlar ki, Anafartalar Kahramanı
Mustafa Kemal ile Mülakat, Çanakkale’de
Savaşanlar Dediler ki.
Deneme: Geçmiş Günler, İki Saltanat Arasında,
İstiklal Yolunda, Ayrılıklar, Boğaziçi Yakından
Anı: Atatürk’ü Özleyiş
Düz yazı ve şiir: Damla Damla


Sabahattin Kudret Aksal (1920-1993)

─ Önceleri Orhan Veli ve Oktay Rıfat’ın etkisinde
kalmıştır. 1960’lardan sonra düşünce
yönü ağır basan şiirler yazmıştır. Öykü ve tiyatro
türünde de ürün vermiştir. Tiyatro eserlerinde
ruh tahlillerine ve biçime önem vermiştir.

Eserleri :
Öykü: Gazoz Ağacı
Deneme: Geçmişle Gelecek
Şiir: Şarkılı Kahve


Sadri Ertem (1900-1943)

─ Öykü ve roman türünde eser veren yazarlardandır.
Toplumcu gerçekçi edebiyatın temsilcilerindendir.

─ Anadolu’yu, toplumsal sorunları ve gelenekleri
eserlerinde konu olarak işlemiştir.

─ Eserleri birçok dile çevrilmiş ve yayımlanmıştır.

Eserleri :
Öykü: Bacayı İndir Bacayı Kaldır, Bay Virgül, Bir
Şehrin Ruhu, Korku, Silindir Şapka Giyen Köylü
Roman: Bir Varmış Bir Yokmuş, Çıkrıklar
Durunca, Düşkünler, Yol Arkadaşları

Salih Bolat (1956-...)

─ Toplumsal gerçekçi anlayışa yakın şairlerdendir.

─ Edebiyata yazdığı hikayelerle başlamıştır.İlk
    şiirleri Koza dergisinde yayımlanmıştır.

Eserleri :
Şiir: Yaşanan, Bir Afişin Önünde, Sınır ve
Sonsuz, Karşılaşma, Uzak ve Eski, Gece
Tanıklığı, Açılmış Kanat, Yol Ayrımı, Kanıt
Düz yazı: Duygusal Düşünceler, Şiir Sanatı,
Öykü Yazma Teknikleri, Deniz Feneri, İletişim ve
Edebiyat


Samiha Ayverdi (1905-1993)

─ Günümüz roman yazarlarındandır.

─ Tasavvufi bir bakış açısıyla aşk ve toplum
    yapısında meydana gelen değişmeleri anlatmıştır.

─ İstanbul Türkçesini başarıyla kullanan
    yazarlardandır.

Eserleri :
Öykü: Mabedde Bir Gece
Roman: İbrahim Efendi Konağı, İnsan ve
Şeytan, Batmayan Gün, Aşk Bu İmiş, Son
Menzil
Anı: İstanbul Geceleri, Hatıralarla Baş Başa,
Bağ Bozumu
Makale ve Konferans: Yusufçuk


Samim Kocagöz (1916-1993)

─ Kurtuluş Savaşı’nı anlattığı “Kalpaklılar” ve
    “Doludizgin” romanlarıyla tanınmıştır.
─ Eserlerinde köy ve kasaba insanlarının sorunlarını,
    günlük yaşamlarını aktarmıştır. Güçlü
    bir gözlem yeteneğine sahiptir.

Eserleri :
Öykü: Telli Kavak, Sığınak, Cihan Şoförü,
Alandaki Delikanlı, Ahmet’in Kuzuları, Yolun
Üstündeki Kaya
Roman: Bir Çift Öküz, Bir Şehrin İki Kapısı,
Doludizgin, Eski Toprak, Bir Karış Toprak,
Kalpaklılar, İkinci Dünya


Sedat Umran (1926-...)

─ 1979 yılında yayımladığı “Leke” adlı yapıtıyla
    tanınmıştır.

─ Nesnelerin metafiziğini yansıtan şiirler
    yazmıştır. Gündelik hayat, aşk ve tabiat,
    insan ruhunun açmazları işlediği diğer konulardır.

─ Sese ve kelimeye önem verir, imgeler kullanır.

Eserleri: Meşaleler, Leke, Gittin Taş Atarak
Denizlerime, Kara Işıldak


Selahattin Batu (1905-1973)

─Edebiyata sade, yalın bir dille yazdığı şiirlerle
   başlamış; tiyatro, deneme, gezi gibi türlerde de eser
   vermiştir.

─Tiyatro eserlerinde mitolojik ögelerden yararlanmış,
   evrensel değerleri ele almıştır. Türk ve Yunan
   mitolojisinin eski Yunan tragedyalarının etkisi oyunlarında
   görülür.

Eserleri :
Şiir: Bursa’da Yeşiller, Rüzgârlı Su
Oyun: Güzel Helena, Oğuzata, Kerem ile Aslı,
Iphigenia Tauris’te
Gezi: Romancero, İsviçre Günleri, Avusturya ve
Venedik Günleri,
Deneme: İnsan ve Sanat


Selim İleri (1949-...)

─ Roman, öykü, senaryo, deneme ve edebiyatla
    ilgili incelemeler yazmıştır.

─ İlk öykü kitabı “Cumartesi Yalnızlığı”nı 19
    yaşında yayımlamıştır. Bu kitapta sınırlı ilişkiler
   içinde sıkışan insanların yaşamını anlatmıştır.

─ “Her Gece Bodrum” romanıyla büyük
     başarı kazanmıştır. Bu romanda iç konuşma
     tekniğini kullanmış, bunalıma düşen aydınların
     arayışlarını ve çıkmazlarını ele almıştır.

─ Roman ve öykülerinde bireyin zengin iç
    dünyasını başarıyla yansıtabilmiş, yazdığı ilk
    yapıtlarda kişiler arasındaki iletişimsizlikler
    ön plana çıkmıştır.

─ “Pastırma Yazı” ve “Bir Denizin
     Eteklerinde” adlı öykü kitaplarında gençlerin
     tutkularını, sıkıntılı ilişkilerini, orta
     tabakadan insanların yalnızlık ve acılarını
     yansıtmıştır.

Eserleri :
Öykü: Cumartesi Yalnızlığı, Bir Denizin Eteklerinde,
Dostlukların Son Günü, Pastırma Yazı,
Eski Raflarda Solmuş Çiçekler, Son Yaz Akşamı.
Roman: Destan Gönüller, Her Gece Bodrum,
Cehennem Kraliçesi, Yaşarken ve Ölürken,
Ölünceye Kadar Seninim, Mavi Kanatlarınla
Yalnız Benim Olsaydın, Hayal ve Istırap, Solmaz
Hanım
Deneme: Perisi Kaçmış Yazılar, İstanbul Yalnızlığı,
O Yakamoz Söner, Kamelyasız Kadınlar,
Seni Çok Özledim.


Sevgi Soysal (1936 - 1976)

─ Yazdığı öykü ve yazılar Dost, Yelken, Ataç,
    Yeditepe ve Değişim dergilerinde yayımlanmıştır.

─ “Tutkulu Perçem” adlı ilk öykü kitabı
    1962’de yayımlanmıştır.

─Kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği
   ilk romanı “Yürümek”le TRT Sanat Ödülleri
   Yarışması Başarı Ödülü’nü kazanmıştır.

Eserleri: Tutkulu Perçem, Tante Rosa, Yenişehir’de
Bir Öğle Vakti, Barış Adlı Çocuk, Şafak,
Bakmak, Hoşgeldin.


Sevinç Çokum (1943-...)

─ Edebiyata hikâye ve roman yazarak
    başlamış, hikâye ve roman türünde eser vermiştir.

─ Hikâyeleri çeşitli dergilerde yayımlanmıştır.

─ Hikâyelerinde İstanbul’un gelenekçi semtlerinin
    toplumsal yapısını işlemiştir.

─ Romanlarında toplumsal ve tarihi konuları
    işlemiştir.

Eserleri :
Hikâye: Eğik Ağaçlar, Bölüşmek, Makine, Derin
Yara, Onlardan Kalan, Beyaz Bir Kıyı, Rozalya
Ana, Bir Eski Sokak Sesi, Evlerinin Önü, Gece
Kuşu Uzun Öter
Roman: Hilal Görününce, Karanlığa Direnen
Yıldız, Bizim Diyar, Çırpıntılar, Ağustos Başağı,
Deli Zamanlar, Tren Burdan Geçmiyor,
Gülyüzlüm, Gece Rüzgârları


Süreyya Berfe (1943-...)

─ İkinci Yeni Sonrası toplumcu şairlerdendir.

─ Önceleri İkinci Yeni içinde yer almış, daha
    sonra halk şiir anlayışına yönelmiştir.

─ “Gün Ola” yayımladığı ilk şiir kitabıdır. Bu
    kitabında halk şairlerinin, türkülerinin ve
    Nazım Hikmet’in etkisi görülür.

─ Şiirlerinde içten bir anlatımla gözlemlerini
   aktarmıştır.

Eserleri :
Öykü: Çıkrık, Foklar Söyledi Ben Yazdım, Gün
Ola, Hayat ile Şiir, Kalfa, Nabiga, Ruhumun,Savrulan,
Seçme Şiirler, Seni Seviyorum, Şiir
Çalışmaları, Ufkun Dışında


Şevket Rado (1913-1988)

─ Deneme ve sohbet türüyle tanınmıştır.

─ Yazdığı yazılar çeşitli dergi ve gazetelerde
    yayımlanmış, ayrıca Resimli Hayat, Doğan
    Kardeş, Ses gibi çeşitli dergilerin yöneticiliğini
    yapmıştır.

─ Yazılarında gençlere yol gösteren, karşılarına
   çıkan engellerle ilgili öğüt veren yazar,
   açık bir dil kullanmıştır.

─ Şiirleri ve gezi yazıları da vardır.

Eserleri :
Deneme-Sohbet: Eşref Saat, Ümit Dünyası,
Hayat Böyledir, Aile Sohbetleri
Gezi: Sovyet Rusya


Şevket Süreyya Aydemir (1897-1976)

─ Eserlerinde Türk tarihinde önemli rol
    oynamış kişileri incelemiştir.

─ “Suyu Arayan Adam” adlı eserinde kendi
    yaşamını anlatmıştır.

─ “Tek Adam” ve “İkinci Adam” adlı kitaplarında
    Atatürk ve İnönü dönemlerini
    incelemiştir.

─ “Toprak Uyanırsa” adlı romanında bir
     Anadolu köyünün bir aydın öncülüğünde
     kalkınmasını anlatmıştır.

Eserleri : Tek Adam, Suyu Arayan Adam, İkinci
Adam, Toprak Uyanırsa.


Şükran Kurdakul (1927-2004)

─ Şiirleri 1943-53 yıllarında çeşitli dergilerde
yayyımlanmış, daha sonra toplumcu-devrimci
sanata yönelmiştir.

─ Toplumcu gerçekçi tarzda yazdığı şiirlerin
yanı sıra öykü, inceleme ve araştırmalar da
yazmıştır.

Eserleri :
Şiir: Tomurcuk, Zevklerin ve Hülyaların Şiirleri,
Giderayak, Nice Kaygılardan Sonra, Halk
Orduları, Acılar Dönemi, Ökselerin Yöresinde,
İhtiyar Yüzıla.
Öykü: Tanığın Biri, Beyaz Yakalılar
Oyun: Zindandaki Şair


Tahsin Yücel (1933-...)

─Öykü, roman, deneme, inceleme gibi çeşitli türlerde
  eser vermiştir. Edebiyata öykü yazarak
  başlamıştır. Yazdığı öyküler çeşitli dergilerde yayımlanmıştır.
  Eserlerinde sade bir dil ve yeni sözcüklere yer
  verir.

─Dil konusunda yaptığı çalışmaları ve incelemeleri
   de vardır.

Eserleri :
Öykü: Uçan Daireler, Haney Yaşamalı, Düşlerin
Ölümü, Yaşadıktan Sonra, Ben ve Öteki, Aykırı
Öyküler, Komşular
Roman: Mutfak Çıkmazı, Kumru ile Kumru,
Gökdelen, Vatandaş, Peygamberin Son Beş
Günü, Sonuncu
Masal: Anadolu Masalları
Deneme-Eleştiri: Yazın ve Yaşam, Yazının
Sınırları, Söylemlerin İçinden, Göstergeler
İnceleme: Dil Devrimi, Yapısalcılık
Derleme: Yazı ve Yorum


Talip Apaydın (1926-...)

─ Edebiyata şiirle başlamış, daha sonra öykü
    ve roman türüne yönelmiştir.

─ Yazdığı şiir ve öyküler çeşitli dergilerde
   yayımlanmıştır.

─ Köy edebiyatı akımının temsilcileri arasında
   yer alır.

─ Öykü ve romanlarında doğa betimlemeleri ve
    insan ilişkilerini tüm doğallığıyla yansıtmıştır.

Eserleri :
Roman: Sarı, Traktör, Yarbükü, Emmioğlu, Yaz
Duvar, Tütün Yorgunu, Ortakçının Oğlu, Define,
Toz Duman İçinde, Vatan Dediler
Öykü: Ateş Düşünce, Öte Yakadaki Cennet,
Duvar Yazıları, Hendekbaşı, Hem Uzak Hem
Yakın.


Tarık Dursun K (1931-...)

─Asıl adı Tarık Dursun Kakınç’tır. Hikâye, şiir,
   senaryo gibi çeşitli türlerde eser vermiştir.

─Edebiyata şiirle başlamış, ardından konularını
   gençlik serüvenlerinden, esnaf ve küçük memur
   sınıfın hayat savaşından alan hikâyeler yazmıştır.

─“Güzel Avrat Otu” adlı hikâye kitabı ile 1961 TDK
   Armağanı’nı, Yabanın Adamları ile 1967 Sait Faik
   Hikaye Armağanı’nı, Kurşun Ata Ata Biter ile 1984
   Orhan Kemal Roman Armağanı’nı, Ağaçlar Gibi
   Ayakta romanıyla 1991 Yunus Nadi Roman
   Armağanı’nı Ona Sevdiğimi Söyle ile 1985 Sait Faik
   Hikâye Armağanı’nı almıştır.

Eserleri :
Hikâye: Ona Sevdiğimi Söyle, Hasangiller,
Sevmek Diye Bir Şey, Güzel Avrat Otu, İmbatla
Dol Kalbim, Yabanın Adamları, Hepsi Hikâye
Roman: Kopuk Takımı, Ağaçlar Gibi Ayakta,
İnsan Kurdu, Kurşun Ata Ata Biter, Bağışla
Onları, Alçaktan Uçan Güvercin, Denizin Kanı,
Sabah Olmasın
Düz yazı: Edebiyat Üstüne Narin, Ben
Unutmadan, Kitaplara Giden Tren, Gavur İzmir
Güzel İzmir, Kaş Kaş Üstüne Taş Taş Üstüne
Çocuk Edebiyatı: Deve Tellal Pire Berber İken,
İyilikçi Tilki, Kırmızı Otobüs


Tevfik Akdağ (1932-1993)

─ İkinci Yeni şairlerindendir.

─ Yazdığı şiirler çeşitli dergilerde yayımlanmıştır.

Eserleri :
Şiir: Lacivert Kanatlı Bir Kuştur Gece, Çıplak ve
Sevinçle, Eski İnsan Sözleri, Kıpırda Ey Aydınlık


Ülkü Tamer (1937-...)

─ Şiir yazmaya İkinci Yeni ile başlamıştır.
    Şiirlerine ölüm temasını, çocukluk döneminden
    izleri yansıtmıştır.

Eserleri :
Şiir: Soğuk Otların Altında, Gök Onları
Yanıltmaz, Ezra ile Gary, İçime Çektiğim Hava
Değil Gökyüzüdür, Virgülün Başından Geçenler,
Yanardağın Üstündeki Kuş


Vedat Nedim Tör (1897-1985)

─ Şevket Süreyya Aydemir ve Yakup Kadri ile
   Kadro dergisi kurucuları arasındadır.

─ Makale, fýkra, roman ve oyun türlerinde
    verdiği eserlerle tanınmıştır.

Eserleri :
Oyun: İşsizler, Fevkâlasriler, Hayvan Fikri Yedi,
Kör, Köksüzler, Üç Kişi Arasında


Vüsat O. Bener (1922-2005)

─ Modern Türk edebiyatı temsilcilerindendir.
   Özyaşam öyküsel özellikte öyküleriyle tanınmıştır.
   Eserlerinde ölüm teması önemli bir
   yer tutar.

─ Gerçekliği edebi bir temele oturtmuş, gündelik
   olaylarla bilinç altında birikmiş yaşam
   parçalarını birleştirmiştir.

Eserleri :
Öykü: Dost, Kapan, Kara Tren, Mızıkalı
Yürüyüş, Siyah Beyaz, Yaşamasız
Roman: Buzul Çağının Virüsü, Bay Muannit
Sahtegi’nin Notları
Oyun: Ihlamur Ağacı, İpin Ucu


Yaşar Reyhani (1932-2006)

─ Erzurum’da doğmuştur.

─ 18 yaşından itibaren birçok etkinliğe katılmış
    ve ödüller kazanmıştır.

─ Şiirlerinde doğa, aşk gibi konulara yer vermiş,
    toplumsal yergi yapmıştır.

Eserleri :
Alvarlı Reyhani, Böyle Bağlar, Kervan, Şu
Tepenin Arkasında


Yavuz Bülent Bakiler (1936 - ...)

─ Şiirlerinde sade ve akıcı bir dille Anadolu’yu
    Anadolu insanının sorunlarını dile getirmiştir. Milli ve
    manevi değerlere bağlı bir anlayışa sahiptir.

─Geleneksel Türk şiir biçiminden aldığı ögeleri kendi
   üslubuyla kaynaştırmıştır.

─Şiir dışında gezi, inceleme gibi farklı türlerde de
   eser vermiştir.

Eserleri
Şiir: Yalnızlık, Duvak, Seninle, Harman
Gezi: Üsküp’ten Kosova’ya, Türkistan Türkistan
İnceleme-Araştırma: Şiirimizde Ana, Sivas’a
Şiir, Aşık Veysel, Sözün Doğrusu, Sevgi
Mektupları, Gidenlerin Ardından, Arif Nihat
Asya İhtişamı, Mehmet Akif’te Çağdaş Türkiye
İdeali


Zeki Ömer Defne (1903 – 1992)

─Kendine özgü şiir anlayışıyla halk şiiri arasında
   bir köprü kurmak eğilimindedir. Halk şiirinden ve halk
   ağzı söyleyişlerden etkilenen Zeki Ömer Defne, günlük
   olaylardan uzak bir dünyanın güzelliklerini anlatır.

─Bazı illerimiz için yazdığı güzellemelerde halk şiiri
   geleneğinde yer alan motifleri kullanmıştır.

Eserleri
Denizden Çalınmış Ülke, Sessiz Nehir, Kardelenler,
Fulyalar

Bu yazıyı video şeklinde seyretmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Cumhuriyet Döneminde Öğretici Metinler için buraya tıklayınız.

Cumhuriyet Döneminde Göstermeye Bağlı Edebi Metinler için buraya tıklayınız.

Cumhuriyet Dönemi Anlatmaya Bağlı Metinler (Hikaye - Roman) için buraya tıklayınız.

Cumhuriyet Dönemi Şiiri için buraya tıklayınız.


Share:

23 Aralık 2014 Salı

ANLATIMA HAZIRLIK

Duygu ve düşüncelerin, gözlem ve izlenimlerin
değişik yollarla ortaya konulmasına anlatım
denir.

Yapılacak her iş, bir hazırlık süreci gerektirir. Hazırlıksız
olarak yapılan işlerde başarılı olmamız mümkün
değildir.

Yazılı veya sözlü her anlatımda bir hazırlık aşaması
olmalıdır.

Anlatıma hazırlık aşaması:

– Bilgi toplama,
– Bilgileri deneyimlerle zenginleştirme,
– Düşünceleri gruplandırma,
– Yazılacak yazının veya yapılacak konuşmanın
   amacını belirlemektir.

Bilgi toplamak için başlıca yollar:

– Okuma ve araştırma,
– Dinleme,
– Gözlem yapma,
– Not alma,
– Özet çıkarma,
– Alıntı yapma,

olarak sıralanabilir.

Ayrıca neyi, niçin ve nasıl anlatacağımızı kafamızda
belirlememiz tutarlı bir yazı ve konuşma oluşturmamız
için etkili olacaktır.

Bir yazıyı yazarken yazacağımız konuda hazırlıklı olmamız,
daha başarılı olmamızı sağlayacaktır. Hazırlık yapılmadan
yazılan bir yazı, konuyu iyi yansıtamayacak ve yetersiz
kalacaktır.


OKUMA

Okumak, bir konuda bilgi edinmek için en önemli
yoldur. Okuyarak bir konunun ayrıntılarını ve farklı
yönlerini öğreniriz. Okumayı, okuyucunun amacına
göre:

– Seçmeksizin okuma (gelişigüzel, amaçsız
okuma),
– Zevki geliştirmek için okuma (seçici okuma),
– Araştırma amacıyla okuma,
olarak gruplandırabiliriz.

Bir konuda bilgi sahibi olmak için araştırma
amaçlı okumaya başvurulur.

Yazacağımız konu hakkında araştırma yapma
ve kitap, dergi, ansiklopedi, gazete veya internet
gibi değişik kaynaklara başvurma yazma amacımıza
uygun bir metin oluşturabilmek için gereklidir.


DİNLEME

Dinleme de bilgi toplama yollarındandır. İnsan,
dinleyerek de birçok bilgiye sahip olabilir.


GÖZLEM YAPMA

Gözlem, bir şeyi diğerlerinden ayıran yanları fark edebilmek
için onu planlı olarak incelemeye denir.

Yazıda aktaracaklarımızı sadece
kitaplardan okuyarak öğrenemeyiz. Gözlem, okuyarak
edinemeyeceğimiz ayrıntıları fark etmemizi sağlar.

Gözlemden her türlü yazıyı yazarken yararlanabiliriz.
Ancak özellikle edebi türlerde, öyküleme ve betimleme
yapılırken gözleme başvurulduðu söylenebilir.

Örneğin, bir varlığın görünümünü anlatmak istiyorsak
onu uzun süre incelemeli ve benzerlerinden ayıran
yönleri saptamalıyız. Ya da yazımızda değişik insan
tiplerini, karakter özelliklerini yansıtmak istiyorsak,
önce bu insanları gözlemlemeli, özelliklerini belirlemeliyiz.
Böylece daha başarılı bir yazı ortaya koyabiliriz.

İyi bir gözlem yapabilmek için görmekle bakmak
arasındaki ayrımı fark etmeliyiz.

UYARI
Görmek ve bakmak, birbirinden farklı
kavramlardır. Görmek, gözümüzle karşımızda
duran nesneyi algılamaktır. Bilinçli olarak
yapılan bir hareket değildir. Bakmak ise bakışı
bilinçli olarak bir şey üzerine yöneltmektir.

Gördüğümüz şeyleri bir süre sonra unuturuz. Bir
şeyin ayrıntılarını fark etmekse gözlemlemekle, yani
bakmayı öğrenmekle olur.


NOT ALMA

Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazılara not denir.

Not almak bilgilerin daha sonra hatırlanmasını
sağlar. Önemli bilgileri unutmamak için onları not almak
gerekir.

Not almak bir şeyi aynen yazmak değil, önemli
yönlerini kısaca yazmaktır.

Not alırken gereksiz ayrıntılara yer verilmemelidir.
Not; okunan, dinlenen veya görülenlerden alınabilir.


Okunanlardan Not Alma

Gazetede, kitapta, dergide ya da internette okunan
bir yazının önemli bölümlerinin yazılmasıdır. Okunan
metnin ana noktaları iyi belirlenmeli ve bunlar daha
sonra anlaşılacak biçimde not alınmalıdır. Yazının
iyice okunup anlaşılması not alma için önemlidir.
Anlamadan not almak mümkün değildir.

Not alınan bilgilerin nereden alındığı belirtilmelidir.


Dinlenenlerden Not Alma

İnsanın dinlediği her şeyi hatırlaması mümkün
değildir. Bu yüzden, dinlenen bilgiler kısa notlar halinde
yazılmalıdır. Not alan kişi, konuşmanın aynısını
yazmaya çalışmamalıdır.

Konuşmanın önemli yönlerini kısaltarak not almak,
konuşmanın anlaşılmasında da yardımcı olacaktır.

Not alırken, not alan kişi birtakım kısaltmalardan
yararlanabilir.

Görülenlerden Not Alma

Varlıkların ve olayların farklı yanlarını belirlemek
için gözleme başvururuz. Ancak gözlemlerimizi unutmadan
etkili bir şekilde anlatabilmek için incelediğimiz
veya gözlediğimiz şeyle ilgili kısa notlar almalıyız.

Not aldıktan sonra, aldığımız notlardan birbiriyle
ilgili olanları bir araya getirmeli, yazacağımız
yazıyla ilgilerini saptamalı ve yazma
amacımıza göre sıralamalıyız.


ALINTI YAPMA

Bir yazıya, birinin bir sözünden alınmış parçaya
alıntı (iktibas) denir. Bir konuyla ilgili yazarken o konuda
uzman kişilerin sözlerine yer vermek yazıda inandırıcılığı
artırır ve yazının daha etkili olmasını sağlar.

Alıntı yaparken, alınan sözün nereden alındığı
mutlaka belirtilmelidir.

Alıntı yapılan kaynaklar, dipnot ya da bibliyografi
yoluyla verilebilir.

Yazıdaki alıntıların kaynağı ile ilgili sayfa sonuna
konulan kaynak bilgisine dipnot,

Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan kaynakların
konu sonunda alfabetik sırada verilmesine bibliyografya
(kaynakça) denir.

Yazıdaki alıntılarla ilgili kaynak göstermek, metni
inandırıcı yapar.

Dipnot şöyle gösterilir:

Yazıdaki alıntı bilginin yanına bir parantez içinde numara
verilir. Daha sonra sayfa sonunda bu numara karşısına
alıntı yapılan kaynakla ilgili açıklamalar yazılır.

Dipnot koymanın amaçları şunlardır:

→ Verilen bilgilerin doğruluğunu desteklemek
→ Aynı konuda araştırma yapmak isteyenlere
     kaynak göstermek
→ Yazının inandırıcı ve güvenilir olmasını sağlamak
→ Aktarılan bilginin yazarına hak ettiği değeri
     vermek

Dipnot nasıl verilir yazısı için buraya tıklayınız.


ÖZET ÇIKARMA

Özet çıkarma, “ayrıntıları atma sanatı” olarak
tanımlanabilir.

Özet, okunan bir yazının ana düşüncesi değişmeden
kısaltılarak yazılmasıdır.

Özetlenecek yazı, iyi anlaşılmalı ve anlatılmak istenen
düşünceye dikkat edilmelidir. Yazıda verilmek
istenen mesaj özette ortaya konmalıdır.

Bir yazının özeti, o yazıdaki anlamı ve anlatılanları
ana hatlarıyla yansıtır. Özet çıkaran kişi, buna dikkat
etmeli ve yazıyı kendi düşüncelerinden bağımsız
olarak ele almalıdır.

Özetleri okumak, okumadığımız kitaplar hakkında
fikir sahibi olmamızı sağlayacağından faydalıdır.


Toplanan Bilgileri Düzenleme

Yazı veya konuşma hazırlarken, yazacağımız veya
konuşacağımız konuda bilgi topladıktan sonra topladığımız
bilgiler, kişisel deneyimlere, hazırlanacak
metnin amacı ve hedef kitlesine göre düzenlenmelidir.

Başarılı bir düzenleme için:

– Deneyim ve araştırmalardan elde edilenler kısa
   kısa not edilmeli.

– Konular alt alta yazılmalı ve gruplandırılmalı

– Notlardan birbiriyle ilişkili olanlar bir araya getirilmeli.

– Düşünce, bulgu ve bilgiler sıralanmalı ve kümelendirilmeli;
   yazının iletisi ve amacıyla ilgileri
   bakımından değerlendirilerek belli bir sıraya
   konulmalıdır.

Toplanan bu düşünce, bilgi ve bulgular, ana düşünce
etrafında, belli bir plan dahilinde bir araya getirilmelidir.

Metinde anlatılacak düşünceler genelden özele
ya da özelden genele gidilerek bir araya getirilebilir.

Fakat belli bir ana düşünce etrafında birleşen düşünceler
arasında sebep-sonuç ilişkisi kurulmasına ve tutarlı
bir sıra izlemeye dikkat edilmelidir.

Eğer öyküleme türünde bir metin oluşturuyorsak
öykünün anlatılmasına nereden ve nasıl başlayacağımızı,
olayın hangi noktalarını anlatacağımızı, hangi
kısımlarını tekrar edip hangi kısımları okuyucuya bırakacağımızı
belirlemeli ve düşünmeliyiz.

Bir yazıyı oluştururken, her yazının kendi düzeni,
teması ve ifade biçimiyle kendi içinde anlamı olan organik
bir birlik olduğunu unutmamalı; bu ögelerin hepsini
göz önünde bulundurmalıyız.

Ayrıca, bir yazı veya konuşma hazırlarken tanınmış
yazarlara ait metinleri incelemek ve bu yazarları
örnek almak bize yarar sağlayacaktır.

Deneyim kazandıkça daha iyi işler yapacağımız
kesindir. Bir yazı veya konuşma hazırlarken deneyimimiz
ve kültürel birikimimiz bize oldukça önemli bir
katkı sağlayacaktır.

Anlatıma Hazırlık konusu ile ilgili çalışma kağıdı için buraya tıklayınız.

Anlatıma Hazırlık konusu test soruları için buraya tıklayınız.


Share:

Anlatıma Hazırlık Çalışma Kağıdı

A)Aşağıdakilerden hangileri bilgi toplama yollarındandır, +
    ile belirtin.

Alıntı yapma
Okuma
Gözlem yapma
Hayal kurma
Araştırma yapma
Not alma
Dinleme
Konuşma


B) Aşağıda verilen tanımlarla açıklamaları eşleştirin.

Ayrıntıları atma sanatıdır.                        Dipnot

                                                                             Gözlem
Okunan bilgilerin unutulmaması
için kısaca yazılmasıdır.
                                                                              Özet
Bir metindeki alıntıyla ilgili olarak
sayfa sonuna konulan kaynak
bilgisidir.
                                                                              Not
Bir şeyin ayrıntılarını fark etmek
için onu planlı olarak incelemeye
denir.


C) Aşağıdaki cümleler doğruysa (D), yanlışsa (Y)
     yazın.

a) Hazırlık yapmak, anlatımı daha başarılı hale getirir.( )


b) Gazete, dergi ve ansiklopedi, bilgi toplama kaynaklarındandır.( )


c) Tutarlı bir yazı oluşturmak için neyi, nasıl anlatmamız
    gerektiğini düşünmeliyiz. ( )


d) Anlatıma başlamadan önce toplanan bilgiler ve
deneyimler not haline getirilir. ( )


e) Yazı veya konuşmada hedef kitle önemli değildir.( )


f) Konuşma veya yazıda deneyimlerden yararlanılmaz.( )


g) Her yazı, kendi düşünce ve teması içinde organik
    bir bütündür. ( )


h) Görmek ve bakmak birbirinden farklı kavramları
     ifade eder. ( )


i) Bir yazıyı tam anlamadan da not almak mümkündür.( )


j) Yazı veya konuşmada tanınmış yazarlara ait metinleri
    örnek almak yanlıştır. ( )


k) Not, sadece okunan bilgilerden alınabilir. ( )


l) Not alma ve özet çıkarma, aynı anlamı ifade
   eder. ( )



CEVAPLAR:

A) + + + - + + + -

B) Verilen açıklamaya ait tanımlar sırasıyla
     şöyledir:

- Özet
- Not
- Dipnot
- Gözlem

C)
a) D
b) D
c) D
d) D
e) Y
f) Y
g) D
h) D
i) Y
j) Y
k) Y
l) Y


Anlatıma Hazırlık test soruları için buraya tıklayınız.
Share:

ANLATIMA HAZIRLIK - TEST

1. Aşağıdakilerden hangisi anlatıma hazırlık aşamalarından
    değildir?

A) Konuyla ilgili bilgi toplama ve araştırma yapma
B) Kişisel deneyimleri kullanma
C) Yazma amacını belirleme
D) Anlatımda neyi nasıl anlatacağını düşünme
E) Dinleyicilerle göz temasında bulunma


2. ----, anlatılan, okunan ya da konuşulan bir şeyin
veya bir yazının özünün bozulmadan kısaltılmasına
denir. Ayrıntıları atma sanatı olarak tanımlanabilir.

Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden
hangisi getirilmelidir?

A) Dipnot oluşturma
B) Alıntı yapma
C) Özet çıkarma
D) Hazırlık yapma
E) Gözlem yapma


3. Aşağıdakilerden hangisi bilgi toplamak için
    başvurulan yöntemlerden değildir?

A) Not alma
B) Araştırma yapma
C) Okuma
D) Hayal kurma
E) Özet çıkarma


4. Aşağıdakilerden hangisi anlatıma hazırlıkta
   dikkat edilmesi gerekenlerden değildir?

A) Özet çıkarmak ve alıntı yapılan kaynakları
göstermek
B) Tanınmış yazarlara ait metinleri örnek almak
C) Toplanan bilgileri metnin amacına göre sınıflandırmak
D) Elde edilen bilgilerin tecrübelerle zenginleştirmek
E) Sadece eldeki bilgilerle yetinip zaman kaybetmeden
yazmaya geçmek


5. Aşağıdakilerden hangisinde bilgi yanlışlığı
    vardır?

A) Yazı veya konuşma hazırlamada kültürel
birikim ve kişisel deneyim önemlidir.
B) Not, bazı bilgileri hatırlamak amacıyla yazılan
kısa yazılardır.
C) Bir şeyi anlamadan not almak mümkün
değildir.
D) Okuma ve araştırma yoluyla bilgi edinilebilir.
E) Gözlemin yazı yazmada katkısı yoktur.





CEVAPLAR:
1-E           2-C       3-D        4-E           5-E


Anlatıma Hazırlık Çalışma Kağıdı için buraya tıklayınız.
Share:

DİPNOT OLUŞTURMA YÖNTEMLERİ

Dipnot nedir, nasıl oluşturulur?

Dipnotta sırasıyla şu bilgilere yer verilir:

Yazarın adı, kitabın adı, baskı sayısı, yayınevi,
basıldığı yer, kitabın yayım tarihi, sayfa numarası

Örnek:

(1) Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir, 18. Baskı,
Dergah Yayınları, İstanbul, 2004, s.125



→ Aynı kaynaktan tekrar alıntı yapılırsa, başka bir
kaynak adı araya girmemişse "adı geçen eser"
ifadesi kısaltma şeklinde (a.g.e.) ve sonrasında
alıntı yapılan sayfanın numarası yazılır.

Örnek:

(2) a.g.e. , s.150

(3) a.g. makale, s.30



→ Eğer alıntı bir dergi ya da ansiklopediden yapılmışsa
önce yazarın adı soyadı ve alıntı yapılan
yazının başlığı tırnak içinde yazılır. Daha sonra
kaynağın adı, cilt, sayı, yayımlanma tarihi ve sayfa
numarası yazılır.

Örnek:

Yazar Adı, "Yazı Başlığı", ….. Dergisi, c. XI,
sy.4(1987), s.150 - 155



→ Alıntı yapılan eser birden fazla yazar tarafından
yazılmışsa isimleri arka arkaya yazılır. Yazar sayısı
üçten fazlaysa ilk sıradaki yazarın adı belirtildikten
sonra "ve diğerleri" sözü eklenir.

Örnek:

Yazar Adı, Yazar Adı, Yazar Adı, Kitabın Adı, Yayınevi,
İstanbul 2000, s.125

Yazar Adı ve diğerleri, Kitabın Adı, Yayınevi, İstanbul
1993, s:25



→ Alıntı yapılan eser bir kurum tarafından yayımlanmışsa
sırasıyla kurumun adı, eserin adı, basıldığı
yer, basım yılı, sayfa belirtilir.

Örnek:

Kurum Adı, Yayın Adı, Aralık, İstanbul 2001, s.20



→ Alıntı çeviri bir eserden yapılmışsa sırasıyla yazar
adı, eserin adı, eseri çeviren kişinin adı, yayınevinin
adı, basıldığı yer ve yıl ve alıntı yapılan sayfalar
yazılır.

Örnek

Yazar, Kitap Adı, Çev. Adı Soyadı, Yayınevi, İstanbul
1998, s.47
Share:

19 Haziran 2014 Perşembe

Tartışma Türleri-2 / Sempozyum, Forum, Açık Oturum,Münazara ,Panel

Sempozyum, Forum, Açık Oturum,Münazara ,Panel

SEMPOZYUM (BİLGi ŞÖLENİ)

Belli bir konuda uzmanlaşmış kişilerin bir araya
gelip kendi alanlarının bir problemi ile ilgili olarak hazırlanıp
gerçekleştirdikleri toplantılara sempozyum
denir.

Sempozyumda aynı konu farklı bakış açılarından
ele alınır. Sempozyum, birden çok oturumda yapılır
ve genellikle birkaç gün sürer. Sempozyumda önceden
belirlenmiş bir konuşmacı grubu vardır. Grupta
bulunan her kişi aynı konunun farklı bir yönünü inceleyip
konuşma metnini hazırlar. Belirtilen tarih ve yerde
bir araya gelerek konuşmasını yapar. Her oturumun
bir başkanı vardır. Her konuşmacının konuşacağı
saat ve konusu bir düzenleme kurulu tarafından
belirlenir. Düzenleme kurulu, sunulacak bildirileri seçme,
yayınlama sürecinde ve sempozyum düzeninin
sağlanmasında görevlidir.

Sempozyumda konuşmacıların sempozyumda
sunulmak üzere hazırladığı metne bildiri denir. Her bildiride
konu farklı bir bakış açısıyla ele alınır. Her metin
ve konuşma hem kendi başına hem de diğer metinlerle
beraber bir bütündür. Bildiri metinleri, yazılı
metin olarak makale türünün özelliği taşır. Konuşmacı,
bu metni önemli noktaları vurgulayarak, dinleyiciyi sıkmadan
sunmalıdır. Sempozyum, bu bildirilerin okunup
tartışılmasıyla gerçekleşir.

Sempozyum sonunda başkan, yapılan sunumları
özetleyerek bir sonuca ulaştırır.

Her konuşma sonunda dinleyiciler, konuşmacılara
soru sorabilir.

Sempozyumda dinleyiciler konuyla ilgili önceden
bir bilgiye sahip kiþilerdir.

Sempozyumda yapılan tartışmalar yayımlanarak
halka duyurulabilir.

NOT

Sempozyumun bilimsel içeriğe sahip olması
ve dinleyicilerin konuyla ilgili ön bilgilere sahip
olması onu diğer tartışma türlerinden ayırır.

FORUM

Eski Romalılar zamanında kamu işlerini konuşmak
için halkın toplandığı alan anlamına gelen forum,
toplumu ilgilendiren sosyal bir konunun dinleyicilerin de
aktif olarak yer almasıyla tartışıldığı tartışma türüdür.
Foruma konuyla ilgili olan, farklı yaş ve kültür seviyelerine
sahip herkes katılabilir. Konuyla ilgili uzmanlar
da forumda yer alabilir.

Forum, bir başkan tarafından yönetilir.

Forum başkanı:

- Tartışma konusunu çok iyi bilmeli,

- Foruma katılacak konuşmacı ve dinleyicileri
çeşitli yönleriyle ve eğilimleriyle iyi tanımalı,

- Olay ve konuşmaları kısa sürede iyi algılamalı,

- Farklı düşünceler arasında ilişki kurabilecek
kültür, anlayış ve yeteneğe sahip olmalı,

- Konuşmanın akışını yönlendirecek hoşgörü ile
donatılmış bir otoriteyi ustalıkla kullanmalıdır.

Forum, başkanın forum konusunu ve kurallarını
açıklamasıyla başlar.

Başkan ilk önce konuyu olumlu ve olumsuz yönleriyle
dinleyicilere açıklar. Sonra da konuşmak isteyen
konuşmacı ve dinleyicilere söz hakkı verir. Forumda
konuşmalar forumun konusu çevresinde birleşmelidir.
Forumda katılımcı sayısı, diğer tartışma türlerinden
fazla olduğu için başkana diğer tartışma türlerinden
daha fazla görev düşer. Başkan, çıkacak tartışmalara
engel olmalı ve konunun dağılmasına izin vermemelidir.

Kamuoyunu aydınlatmak düşüncesiyle belli bir
konuda uzmanlaşmış kişilerin bir konuyu tartışmaları
ve tartışmaların ses ve görüntülerinin teknik imkanlarla
tespit edilmesi ve basın organları aracılığıyla yayımlanması,
dinleyicisiz forumun ortaya çıkmasına
sebep olmuştur.

Forumların en önemli ve ayırıcı özelliği, dinleyicilerin
tartışmaya katılarak fikirlerini
açıklamasıdır.


AÇIK OTURUM

Toplumu ilgilendiren bir konunun çeşitli yönleriyle
o konudaki uzman kişiler tarafından tartışılmasına
açık oturum denir.

Açık oturumda toplumsal bir sorunun aydınlatılması
ve bu soruna çözüm aranması amaçlanır. Seçilen
konular, geniş bir halk kitlesinin ilgi duyduğu konulardır.
Açık oturumda 3 - 5 kişilik bir konuşmacı grubu
ve başkan yer alır. Konuşmacılar genellikle eser ve
çalışmalarıyla tanınmış kişilerdir.

Açık oturum, başkanın konuşmacılara belli bir süre
vermesiyle gerçekleştirilir. Konuşmalar, aynı konuyu
farklı yönden aydınlatacak nitelikte olmalıdır. Başkan,
konuşmalar bittikten sonra konuşmaları özetler.
Açık oturum, dinleyici grubu önünde veya dinleyiciler
olmadan, radyo veya televizyon yoluyla dinleyicilere
ulaşılarak yapılabilir.

Dinleyiciler tartışma içinde yer almaz.

Açık oturum sonunda forum düzenlenebilir. Fakat
forumda uzun konuşmalar, gereksiz hareket ve taşkınlıklara
izin verilmemelidir.

MÜNAZARA

Münazara, karşıt iki görüşün (tez ve antitez) iki
grup tarafından jüri önünde savunulmasıdır. Münazarada
diğer tartışma türlerinden farklı olarak jüri ve kazanan
kaybeden taraflar vardır.

Münazara, öğrencileri daha iyi yetiştirme isteğiyle
genellikle okullarda düzenlenen bir tartışma türüdür.
Münazarada tartışılacak konu önceden belirlenir.
Taraflar önceden konuyla ilgili hazırlık yaparlar. Bu,
münazaranın daha başarılı geçmesini sağlar.
Taraflar en az üçer kişiden oluşur. Her grubun bir
başkanı vardır. Gruplar, sırasıyla ele alınan konu hakkındaki
görüşlerini savunurlar.

Her grubun başkanı öne sürülen düşünceleri ve
ortaya konulan tez ya da antitezleri açıklayan genel
bir konuşma yapar.

Jürinin değerlendirmesi sonucunda kazanan ve
kaybeden taraf belirlenir.

Münazara, öğrencilere ders dışında araştırma
yapma ve eleştirel düşünme yeteneği kazandırır. Ayrıca
öğrencide kendine güven duygularının gelişmesine katkıda
bulunarak konuşma yeteneğini de geliştirir.

Münazarada amaç, konuşmacıların düşünceleri
karşılaştırarak tez ya da antitezi başarıyla savunmaları
ve diğer grubun düşüncelerini çürütebilmeleridir.

Münazarada bilimsel doğruluk aranmaz; konuşmacı
bilinen en genel doğrunun bile tersini savunabilir;
önemli olan düşüncelerini inandırıcı bir şekilde savunabilmesidir.

Münazarada tartışılacak konunun özelliği, iki
farklı yönünün bulunmasıdır. Tek yönlü konular münazarada
tartışılamaz.

Diğer tartışma türlerinde bulunmayan jüri en
az üç kişiden oluşur ve konuşmacıları konuyu
ele alış ve savunma tarzı, konuya hakimiyetleri,
inandırıcı olmaları, dili, jest ve mimiklerini
doğru bir şekilde kullanmaları yönlerinden
değerlendirir.

PANEL 

Panel, herkesi ilgilendiren sosyal bir konu hakkında
tartışmak ve bir düşünce alışverişinde bulunmak
amacıyla düzenlenen tartışma türüdür.

Panelde, ele alınan konu hakkında bir sonuca
ulaşmaktan çok konunun çeşitli yönlerden aydınlatılması
amaçlanır.

Panel, dinleyicilerle konuşmacıların bir konu üzerinde
birlikte düşünme isteği çevresinde düzenlendiğinden,
samimi bir ortamda, az sayıda dinleyiciyle yapılır.

Panelde konusunda uzman en az üç konuşmacı
ve bir başkan bulunur. Konuşmacılar konu ile ilgili görüşlerini
verilen süre içinde kısaca ifade eder.

Panel başkanının görevi konuşmacıları yönetmek,
konuyu ortaya koymak, dinleyicilerin görüş belirtmelerine
izin vermek ve söylenenlere kendi düşüncelerini
de ekleyerek toplantıyı sonlandırmaktır.

Panelde amaç bilgilendirmek olduğu için dil, göndergesel
işlevdedir.


SUNUM konusu için buraya tıklayabilirsiniz.
Share:

18 Haziran 2014 Çarşamba

TARTIŞMA TÜRLERİ -1 / SUNUM NEDİR?

SUNUM VE ÖZELLİKLERİ

Bilgileri yenileme, pekiştirme, hatırlatma, önemli
noktaları öne çıkarma; bir çalışma sonucunu açıklama;
laboratuvar araştırmalarını sunma; anket sonuçlarını
ifade etme; bir deneyin, çalışmanın sonucunu
ifade etme; önemli olay ve olguları dile getirme amacıyla
yapılan konuşmalara sunum denir.

Her sunum, belli bir konuyla ilgilidir.

Sunum her konuda yapılabilir.

Sunumun konusu, çeşitli kaynaklardan iyice
araştırılmış olmalıdır.

Sunumlarda amaç bilgiyi yenileme,
araştırma ve anket sonuçlarını değerlendirme, bilime
katkıda bulunmadır. Dil, göndergesel işlevde kullanılır.
Sunumda dinleyiciler de konuyla ilgili, konuya ilgi
duyan kişilerden oluşur. Sunumda bilgiler dinleyicilere
çeşitli yollarla aktarılabilir. Teknolojinin sunduğu imkanlardan
yararlanılabilir.

 Örneğin:

- CD, projeksiyon, mikrofon, slaytlar, slayt makinesi,
hoparlör, tepegöz gibi teknolojik aletlerden yararlanılabilir.

Sunumda görsel malzemeler konuşmanın ilgi çekici olmasını
ve verilen bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlar.

Sunumda ayrıca belge, grafik, tablo gibi görsel
malzemeden yararlanılabilir ve bunlar önceden hazırlanıp
dinleyiciye dağıtılabilir.

Sunumun bu şekilde değişik duyulara seslenir
hale gelmesi düz bir anlatıma göre daha ilgi çekici
olacaktır. Bu da sunumun daha etkili ve kalıcı olmasını
sağlar.

Slaytlar, konuşmacı ile dinleyiciyi birleştiren bir
unsurdur. Bir sunumda slaytlardan yararlanılarak etkili
bir iletişim gerçekleştirilebilir.

SLAYT NEDİR ? 

Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde. (TDK Sözlük)


 Sunumda  kullanılan  slaytlar bazı özelliklere sahip olmalıdır:

→ İlk slaytta, sunulacak konu, ana başlıklar halinde
ifade edilmiş olmalıdır.

→ Slaytlarda kullanılacak cümleler kısa ve öz bir şekilde
yazılmalıdır. Sunulan metnin tamamına veya
gereksiz ayrıntıya yer verilmemelidir.

→ Dikkati dağıtacak gereksiz şekil ve resimlere yer
verilmemelidir.

→ Dikkat dağıtıcı yazı karakterleri ve tamamı büyük
harfle yazılmış cümlelerden kaçınılmalıdır.

→ Slayttaki bilgilerin dinleyiciler tarafından dikkatle
okunduğu unutulmamalı, okunması için yeterli
zaman verilmelidir.

→ Sunumu yapan kişinin söyledikleriyle slaytlar arasında
eş zamanlılık olmalıdır. Eğer teknolojik
malzemeyi başkası kullanıyorsa konuşan kişiyle
uyum içinde olmalı ve bu eş zamanlılığa dikkat
edilmelidir.


S u n u m u n ,
amacına uygun
bir şekilde gerçekleşebilmesi
için sunum öncesi
ve sunum
sırasında dikkat
edilmesi gereken
bazı noktalar bulunmaktadır.

Sunum Öncesi

• İyi bir sunum için sunum öncesinde hazırlık yapılmalı
ve konu yeterince araştırılmalıdır.

• Sunumun belli bir süre içinde gerçekleşeceği göz
önünde tutularak bu süreye uygun bir planlama
yapılmalıdır.

• Sunuma başlamadan önce sunum yapmadaki
amaç iyi belirlenmeli, sunum yapılacak dinleyiciler
hakkında bilgi sahibi olunmalıdır.

• Sunum yapacak olan kişinin sunum yapacağı konuya
hakim olması sunumun daha başarılı geçmesini
sağlar. Bu yüzden konuşmacı, konusuna
iyi hazırlanmalı, konuyla ilgili değişik kaynaklardan
yararlanarak araştırma yapmalıdır.

• Sunumda kullanılacak olan malzemeler belirlenmeli
ve kullanılacak teknolojik araç gereçler mutlaka
önceden kontrol edilmelidir.

• Sunumda slayt kullanılacaksa bu slaytlar hazırlanmalı
ve düzenlenmelidir.

• Konuşmacı, sunum yapacağı salonu önceden
görmeli ve orada prova yapmalıdır.

Sunum Anı

• Sunum yapan kişi, konuşmasına, kendini tanıtarak
ve dinleyicileri selamlayarak başlamalı, sunumun
amacı ve sunacağı konunun ana hatları
hakkında bilgi vermelidir.

• Ses tonunu işitilebilir bir şekilde ayarlamalı, kelimeleri
doğru telaffuz etmeye dikkat etmelidir. Yalın
ve anlaşılır bir dil kullanmalıdır. Sahneyi veya
kürsüyü rahat kullanmaya, dinleyicilerle iletişim
kurmaya dikkat etmelidir.

• Jest ve mimiklerini, vücut dilini etkili bir şekilde
kullanmaya özen göstermelidir.

• Sunumu yapan kişinin, kendinden emin bir duruşu
olmalı, ciddi, ağırbaşlı ve derli toplu bir görünüm
sergilemelidir.

• Sunumda kullanılan teknolojik aletleri sunumu
yapan kişi değil başkası kullanıyorsa sunum yapan
kişiyle uyumlu hareket etmelidir.

• Dinleyicilerin slayttaki cümleleri okuması için yeterli
zaman verilmelidir. Dinleyicilerin, slayttaki
cümleleri dikkatle okuduğu unutulmamalıdır.

Sunum Sonu

Sunum yapan kişi, sunum sonunda konuyu kısaca
özetlemelidir.

• Dinleyicilere teşekkür ederek konuyla ilgili sorularını
sorabileceklerini söylemelidir.

• Sorulara gereksiz ayrıntılara girmeden, açık ve
net cevaplar verilmelidir.

• Dinleyicilerle tartışmaya girmemeye dikkat edilmelidir.

• Konuşmacı, konuyla ilgisiz soruların konu dışı olduğunu
belirtmeli ve bu soruları cevaplamaya çalışmamalıdır.

• Cevabını bilmediği sorular karşısında orada bulunan
uzmanların görüşlerine başvurmalıdır.

TARTIŞMA TÜRLERİ konusu için buraya tıklayabilirsiniz.


Share:

Yasal Uyarı

Bu blogta yer alan içerikler -aksi belirtilmediği takdirde- üzerindeki 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu altında düzenlenen tüm maddi ve manevi haklar eser sahibi olan Özge Şen'e aittir. Söz konusu içerikler eser sahibinin izni olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.

Copyright ©

Translate

Recent Posts

Definition List

Pages

Theme Support

MyFreeCopyright.com Registered & Protected